Küresel iklim krizi dünya için ciddi tehlike oluşturuyor. İklim krizinin oluşturduğu  tehlikelere karşı alınacak önlemler, bir an önce çözümlenmesi gereken sorunların başında yer alıyor. İklim krizine adaptasyon sürecinde kentlerin ise mücadelede aktif rol oynamaları şart. 2030 yılında, dünya nüfusunun %70’inin kentlerde yaşayacağı tahmin ediliyor. Dolayısıyla bugün yapılacak kent projeleri önümüzdeki yıllarda sonuçlarını ortaya koyacaktır. Önlemler alınmadığı taktirde kentler yüksek işletme maliyetleri, artan kaynak talebi ve sera gazı emisyonu ile riskli alanlar haline gelecektir. Günümüzde binalar, küresel enerjinin neredeyse yüzde 40’ını tüketmekte ve sera gazı emisyonlarının üçte birine sebep olmaktadır. Enerji verimliliği arttırılmış binaların yapılması, toplumun yaşadığı ve çalıştığı alana, sağlığına ve üretkenliğine katkıda bulunur. Böylece atılacak adımlar ve projeler kentleri daha yaşanabilir hale getirecektir. Bu kapsamda WRI Ross Center for Sustainable Cities kentlerde yaşayan herkes için daha iyi bir geleceğin oluşumu çalışmaları yapmakta ve yenilikçi çözümlerin adaptasyonunu hızlandırmaktadır.
 WRI program ağı, hem insanlar hem de gezegen için küresel iklim sorunlarının çözümlenmesinde kentleri daha dirençli, kapsayıcı ve düşük karbonlu yerlere dönüştürmeye yardımcı olmaktadır. Aynı zamanda küresel araştırmalar ve saha deneyimleri ile kentlerde yaşayan milyonlarca insanın hayatını iyileştirmek için çevre dostu ve sürdürülebilir kentsel çözümler sunmaktır.
Küresel araştırma kuruluşu olan WRI(World Resources Institute) Türkiye, Avrupa Birliği tarafından desteklenen “Sürdürülebilir Binalar Ağı Projesi” ile Türkiye’nin yeşil geleceğine katkıda bulunmak için harekete geçti. WRI, çalışanları ve ortaklarıyla birlikte doğanın sürdürülebilir gelişimini destekleyerek ve pratik çözümler geliştirerek insanların yaşam kalitesini artırmayı hedefliyor. İnsanlar, doğa ve iklim üzerinde etkili olan şehirler, iklim, enerji, gıda, ormanlar, tatlı su kaynakları ve okyanuslar konularında çalışmaktadır. WRI’ın amacı, gıda ve enerji üretimini ve kullanımını temelden değiştirmek, şehirleri sürdürülebilir biçimde tasarlamak, herkes için daha iyi bir gelecek oluşturmaktır. Doğal kaynakların akıllıca yönetimi, adil ve refah içinde bir dünya öngörüsüyle ve doğal çevreyi insanlık için sürdürülebilir hale getiren çalışmalar yapılıyor.
Avrupa Yeşil Mutabakatı için Sivil Toplum Eylemi Hibe Programı kapsamında finanse edilen proje, Sıfır Enerji ve Pasif Ev Derneği (SEPEV) ortaklığında ve Danish Green Growth Network (DGGN) desteğiyle hayata geçirilecektir. Proje, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı bina sektörünün hazır hale gelmesi için gereken azaltım ve uyum yöntemlerine dair sivil toplum kuruluşlarının teknik kapasitelerini güçlendirmeyi amaçlıyor. Şubat 2024’de başlayan ve Sivil Toplum Eylemi Hibe Programı kapsamında finanse edilen projenin ana hedefi, Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın etkisi ve önemi konusunda Sivil Toplum Kuruluşları’nın, sektör paydaşlarının Avrupa Yeşil Mutabakatı’na dair kapasitelerini güçlendirmek ve farkındalıklarını artırmaktır. Proje, Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedeflerini başarmasına katkıda bulunacaktır.
 Bu anlamda Türkiye’deki bina sektörü ekosisteminde yer alan sivil toplum, kamu ve özel sektör kuruluşları arasında diyalog  artırarak, Avrupa Yeşil Mutabakatı’na daha entegre bir yaklaşım benimsenmesi teşvik edilecektir. Sektör paydaşlarının güçlü bir uyum ortaya koyabilmesi için Yeşil Mutabakat’a uyumları sağlanarak  bilgi, deneyim paylaşımı ile bina sektörünün sürdürülebilirliğine hizmet edecektir. Toplamda 3 yıl sürecek olan proje, bina sektöründeki paydaşların aktif katılımını beklemektedir. Böylece sektör paydaşlarının bu alandaki uygulamaları arttırılarak Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın, yeni binaların inşası ve restore edilecek binalar kapsamında nasıl uygulanacağının daha iyi anlaşılması sağlanacaktır.
Sürdürülebilir Binalar Ağı Projesi ile neler yapılıyor ve ana faaliyet alanları neler?
•    Proje kapsamında öncelikle bina sektörü paydaşlarını daha iyi tanımak ve ihtiyaçlarını tespit etmek için kapsamlı bir paydaş analizi çalışması yapılacak;
•    Paydaşlar arası diyaloğu güçlendirmek, bilgi ve deneyim paylaşımını kolaylaştırmak için bir ağ ve platform kurulacak;
•    Avrupa Yeşil Mutabakatı’na ilişkin bilgi ve kapasite artırımını sağlamak için 10 e-öğrenme modülü geliştirilecek; çeşitli uzmanların konuk olacağı çevrim içi seminerler düzenlenecek; Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde yerel bilgilendirme günleri gerçekleştirilecek;
•    Bu alandaki iyi uygulamaları tanımak için inşaatta enerji verimliliği konusunda küresel ölçekte en prestijli toplantılarından biri olan Uluslararası Pasif Ev Konferansı’na katılım sağlanacak; Pasif Ev binaları ziyaret edilecek; Danimarka’ya bir çalışma ziyareti gerçekleştirilecek;
•    Sertifikalı Pasif Ev Eğitimleri düzenlenerek sektörden 50 profesyonel sertifikalandırılacak;
•    Gençlerin ve genç profesyonellerin Avrupa Yeşil Mutabakatı’na yönelik farkındalığını güçlendirmek üzere “Sürdürülebilir (İklim Dirençli) Binalar Hackathonu” düzenlenecek;
•    Sürdürülebilir binalara yönelik “İyi Uygulamalar Kütüphanesi” ve “Binalarda İklim Dirençliliği Rehberi” hazırlanacak;
•    Bina sektörünün Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyumunu artırmaya ve iklim dirençli hale gelmesini sağlamaya yönelik öneriler içeren bir “Politika Notu” hazırlanarak karar alıcılarla paylaşılacak.(Kaynak: WRI Türkiye)

Sibel Dağdelen