Dünya nüfusundaki hızlı artış ulaşım sorununu da beraberinde getirmekte ve trafiğe çıkan araç sayısı her geçen gün artmaktadır. İçten yanmalı motorlara sahip araç sayısındaki artış çevreye salınan zararlı gaz miktarlarını da bu nedenle artırmıştır.
Söz konusu bu durumun çevre kirliliğini olumsuz yönde etkilemesi, otomobil sanayisinin farklı enerji kaynaklarına yönelmesini sağlamıştır. Bu anlamda ulaşım sektöründe elektrikli araçların kullanımı ön plana çıkmaktadır.
Fosil yakıtlar şu an birincil enerji kaynağı olarak en çok kullanılan yakıt türüdür. Fosil yakıtlara bağımlılığı azaltmak ve çevreye verilen zararın en aza indirilmesi için atılacak en büyük adım içten yanmalı motorların yerine, yenilenebilir bir enerji kaynağı ile enerji üretimi mümkündür.
Gelecekteki petrol rezervlerinin tükenecek olması da elektrikli araçlara olan talebin artmasına neden olmaktadır. Kamuya açık yerlere kurulacak olan şarj istasyonlarının gerekli alt yapı hazırlıklarının yapılıp şebeke güvenlik önlemlerinin alınarak sayılarının artırılması ve yaygınlaştırılması, elektrikli araç temininde yapılacak yasal düzenlemeler ve teşvik çalışmaları da ülkemizde her geçen gün hızlandırılmaktadır.
Elektrikli araçların yaygın bir şekilde kullanıma başlanması doğaya salınan zararlı gaz miktarlarını düşürürken çevre kalitesinde olumlu gelişmeler yaşatacağı ve petrol gibi tükenmekte ve pahalı olan enerji kaynaklarına olan bağımlılığı azaltacağı aşikardır.
Dünya genelinde de şarj istasyonu sayıları artış göstermektedir. Bu teknolojilere yatırımlar artmakta ve elektrikli araçlar geleceğin teknolojisi olarak görülmektedir. Dolayısıyla hükümetlerin dünyada küresel iklim krizinin önlenmesi yönünde ki çalışmalarının hızlanması, elektrikli araç piyasasını da daha fazla büyütecektir.
Ülkemizde önümüzde ki yıllarda elektrikli araç ve şarj istasyonu sayısının hızla artması beklenmekte olup elektrikli araçların çevreci olması da kullanıcılar için önemli bir avantaj sağlamaktadır.
Küresel düzeyde iklim değişikliği ile mücadelede ve sera gazı emisyonlarını azaltma hedeflerinin bir yansıması olarak ülkemizde elektrikli araç kullanımının yaygınlaştırılmasına yönelik elektrikli araç şarj hizmeti mevzuat yapısının oluşturulması amacıyla Elektrik Piyasası Kanunu’nda değişiklikler yapılmıştır. Elektrikli araç şarj hizmeti faaliyetlerine ilişkin hukuki düzenlemeler ve elektrikli araç şarj altyapısı ile piyasadaki aktörler, serbest piyasanın tesis edilmesi, piyasa işleyişinin temel ilkeleri, piyasa faaliyetlerinin yürütülmesinde düzenleme ve denetim usul ve esasları, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun görev, yetki ve sorumluluklarının belirlenmesi ve elektrikli araç kullanıcılarının haklarının güvence altına alınması amaçlanmıştır.
Yönetmelik’te, şarj ağı işletmeciliği için Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna yapılacak başvuru ile lisans alınması gerektiği gibi şarj istasyonlarının elektrik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Elektrik Piyasasında lisanssız Elektrik üretim yönetmeliği çerçevesinde yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesisi kurulabilmektedir.
Bu bakımdan birçok ülkenin, elektrik şebeke ağlarını yenilenebilir enerjiden faydalanarak yapılandırması elektrikli araçlar için temiz enerji üretmeyi mümkün kılmaktadır. Dolayısıyla elektrikli araçların yenilenebilir enerji kaynakları ile şarj edilmesi ve karbon politikası stratejilerine göre hareket edilmesi neticesinde çevre kirliliği, fosil yakıt tüketimi, küresel ısınma ve iklim değişikliği problemleri ile mücadelede edilebilir ve çözüm oluşturulabilir.
Av.Sibel Dağdelen